Nisan 18, 2008

nerde o eski B.Ü. konserleri...

"...ne geçmiş tükendi ne yarınlar
hayat yeniler bizleri
geçse de yolumuz bozkırlardan
denizlere çıkar sokaklar..."
Dün akşam Boğaziçi Üniversitesi Emek Haftası kapsamında Güney Meydan'da Badem, Kardeş Türküler ve Yeni Türkü'nün konseri vardı. Ben şahsen Kardeş Türküler'e kalmadım çıktı mı da tam bilmiyorum. Bir de sanırım BÜFK'ün grubu da küçük bir konser verdi. Yeni Türkü çok keyifliydi, kısaydı ama güzeldi. Belli ki sadece "devlet" adamlarının üstünü örtmekte usta olduğu, son Tuzla'daki ölüm olaylarıyla iyice kendini belli eden gerçekten emek veren insanların hayati tehlikeyle burun buruna çalışmasını içine sindiremeyen ve bununla ilgili bir şeyler yapmak isteyen bir avuç gence destek vermek için gelmişlerdi (ne kadar uzun bir cümle bu!!!).
Benim programdan haberim yoktu arkadaşım arayana kadar. Yeni Türkü konseri var gelsene dedi, tamam hadi gideyim bari diyip koştum hemen Güney'e. Ne kadar uzun zaman olmuş Yeni Türkü dinelemeyeli ben bunu anladım! Bir de okulun bu tarz konserleri ne kadar özlediğini anladım. Ben hazırlıkken- 5yıl önce sürekli otopark konserleri olurdu okulda. MFÖ, Şebnem Ferah, Athena, vs. gelirdi insanlar da çok sevse de sevmese de maksat eğlence olsun diye gider konsere hem stres atar hem eğlenirdi.
Sonra bir şeyler oldu okulda... Ne zamana denk geliyordu bakiimm.... Evet buldum! Yeni rektörümüz geldi. Kot pantolon giyen bir rektör olcağıyla övündü durdu. Gazetelere boy boy röportaj bile verdi... Ama kendisi bize bu küçük, eğlenceli konserleri çok gördü. Çimlerimizin etrafını çirkin kırmızı-beyaz olay yeri inceleme ekiplerinin kullandığı bantla çevirmeye başladı. Ve en son olarak Boğaziçi sosyal kampüs yaşamında en önemli yere sahip olan klüpleri taşımaya kalktı ve sanırım bunu gerçekleştirecek de. 1. Erkek Yurdu'nun yenilenmesi lazımmış, sorun buymuş... Study kapancakmış... Peki biz nerede oturacakmışız, GYM'in önünde mi? O kadar klüp GYM'e nasıl sığacakmış? Bunlar meçhul...
Bir de şu öğrencilerin pisliği sorunsalı var. Eskiden mi böyle değildi ya da ben mi görmüyordum acaba? Ama artık kampüs pislikten geçilmiyor. İnsanlar yediği içtiği ne varsa çöplerini sergilemeye bayılıyorlar artık okulda. Ayçekirdeklerini manzarada yiyip yere atıyorlar, hadi o en masumu koca koca bira şişeleri, bira kutuları, şarap şişeleri... Sabahları manzara çok korkunç oluyor, çimlerde aynı şekilde... Üzerine ıslanılmasın diye oturulan gazeteler belki de iyi niyetle -"Aa başkaları da oturur ama?" gibi, belki de tamamen pis bir tabiata sahip olma neticesinde koyulduğu yerde bırakılıyor. Acaba sayın rektörümüz bu yüzden çimleri kapıyor?
Bugün bir konser daha vardı gitmediğim. Bümed'de, malum kampüs içindeki konserler tarihi dokuya zarar veriyormuş ya... Neyse umarım Boğaziçi özlediği eski günlerine kavuşur, umarım...

Hiç yorum yok: