Haziran 21, 2008

Yeni bir akım!

Anlamlandıramadığım yeni bir akım var özellikle ergenlik dönemindeki "bazı" kızlar arasında.
Bunun ne olduğundan bahsetmeden önce her zaman yaptığım gibi o yaşlardaki kendi halimi hatırlamak istiyorum... Evet biz de ikili-üçlü gruplar olurduk, 12-13 yaşlarındayken sürekli kavga ederdik, ateşli tartışmalar, veda mektupları havada uçuşurdu. Değişik rotasyonlar oluşturarak küserdik birbirimize. Bir gün X'le Y küsüyorsa, X Z'yle gezerdi iki hafta tenefüslerde Y ya başka birini bulurdu ya da "dünya neden bu kadar acımasız" triplerinde camdan dışarı bakardı. Onun dışında arkadaşlıktaki sorunlar hiç bitmez ama çok güzel zamanlar geçirilir, gülünür eğlenir, birlikte şarkılar söylenir, erkeklerden konuşulurdu. Kızların o yaştaki arkadaşlıkları bir enteresan olurdu genelde her an her şey olabilirdi malum. Sır vermek zor ama önemli bir işti, o sırrı sonsuza dek kimsenin tutmayacağını bilip ama en uzun tutma becerisine sahip insanı seçmekti asıl olay. Yaş biraz daha büyüdükçe ilişkiler oturur, en yakın arkadaş adayları sıkı dost olur, her gün küsüp barışmalar azalır, aşk şarkıları arkadaşlara söylenmekten vazgeçilir ve daha gerçek hayat sorunlarıyla uğraşılmaya başlanırdı.
Şimdi "Facebook" sayesinde gözlemlediğim 13-18 yaş arası kızlar arasında enteresan bir ilişki var. Bu ilişkiyi görmek için birbirlerinin fotoğraflarına yazdıkları yorumlara bakmak yeterli tabi birkaç adımda daha incelenmeli. İlk olarak profil fotoğrafları iki yakın arkadaşın birbirine sarılıp, yanak yanağa çektirilmiş, şuh olmaya çalışan bakışlarla süslenmiş fotoğraflardan oluşuyor. Sonra ikinci önemli bir nokta "Relationship Status"lerinde büyük ihtimalle o en yakın arkadaşla "married" ya da daha da egzantirik olsun diye "it's complicated" yazıyor. Ve koyulan her fotoğrafı şu tarz yorumlar izliyor: "ashhhkimmm, bebegimmm tashhh gibi cikmıshınnnn" ya da "yawrummm yirim seniii xD" [bu kullandıkları garip bir gülücük ifadesi anlamını bilemiyorum].
Şimdi aklımı kurcalayan noktalardan ilki bu insanlar yanyanayken de böyle mi konuşuyor? Otobüste bir kez şahit olduğum saçlarına yeni yeni kötü sarı tonlar attırmış, allık sürmeyi suratını kırmızıya boyamak olarak algılamış, maksimum lise sonda olduklarını tahmin ettiğim iki kız birbirlerinde aşkım diyordu mesela. Burdaki meselenin cinsel yönelimle ilgili olduğunu bilsem, bu iki kızımız lezbiyen olsa hiçbir sorun tabii ki de, hatta sonuna kadar saygı var hiçbir toplumsal "cık-cıkcı"lardan çekinmeden kendileri olabildikleri için. Ama eminim ki bu kızlardaki durum bambaşka. Dikkat çekmek için mi yapıyorlar ya da gerçekten birbirlerini bu derece tutkuyla mı seviyorlar bilemiyorum. Ya da derinden bir yerlerden ilerletilen erkeklerin en büyük fantazisini beslemek için geliştirilmiş bir büyük proje bu. Kızlar sarılıp sarılıp fotoğraf çektirir, bunları facebook denilen çoğu insanın ulaşabildiği yere koyar, altlarına birbirlerine olan aşklarını ilan ettikleri, "tasshhh" gibi çıktıklarını söyledikleri yorumlar koyarlar, bir de olası erkeklerden uzak durmak ya da tam tersi ilgi çekmek için o "en yakın" arkadaşla evli olduklarını yazarlar. Ve erkekler büyük hayallerini internet aracılığıyla her gün takip ederler...
Bunun bir dönem olduğundan eminim. Arkadaşlıkların bizim zamanımızdaki küs-barış rutinin yanına dijital fotoğraf makinelerinin, kameralı cep telefonlarının ve internetin kolay erişimi sayesinde eklenmiş sanal bir tarafı daha oluşmuş durumda sadece. Ama bunu 18-19 yaşında hala sürdüren kişiler olduğunu da gözlemlemek mümkün. Bitanecik dostum Ö. bana yarın telefon açıp "aşkımmm taş gibi çıkmışın yanee fotoda" dese ben ona "Hö?" derim mesela... Bu da bir süreçtir geçer diye düşünüyorum ben umutla.....

2 yorum:

si-men! dedi ki...

yazın şahane gerçekten hem güldüm hem üzüldüm çünkü aynı gözlemleri kendi kuzenimin blogu üzerinden yapıyorum, kınadığım insan tipi oldu diye içerlerken aslında onun bütün jenerasyonu böyle dediğin gibi. Amaçları ilgi çekmek belki de, ya da ne bileyim zor bir şey aslında. kendilerini çok havalı sanıyorlar hiçbir şey olmadıkları halde, belki de tüketim toplumu olmanın yan etkileridir, sadece malları tükettikleri yetmiyormuş gibi ilişkileri de tüketir hale gelmiş olabilirler. Ah tanrım, gençlik nereye gidiyor sorusunu soracak kadar yaşlanmış olabilir miyim?

yeşil kurba dedi ki...

teşekkürler si-men yorumun için! gerçekten ben de yaşlanmışım, yeni jenerasyonun eleştirecek bir yanını arıyormuşum gibi yazılar yazmak istemiyorum ama böyle yeni bir arkadaş ilişkisi çeşidi var gerçekten de. Dediğin çok doğru sanırım, o kadar çabuk elde edip o kadar çok tüketiyorlar ki neyi nasıl yaşıycaklarını şaşırıyorlar belki de. Belki de bizden daha geç bir yaşta büyüycek onlar, kimbilir... Bu arada kendimi büyümüş kabul ettiğimi de söyleyemem ama onların yanında biraz büyük hissediyorum sanırım! :)