Temmuz 06, 2008

Dertliyim dertli!!!

Hiç mutlu değilim! Ben böyle olmasını planlamamıştım... Ailemi, sevgilimi, arkadaşlarımı, Bodrum'da geçireceğim sıcacık yazı bırakıp gelirken burada deli gibi eğlenmesem de biraz daha mutlu olacağımı umut etmiştim. İlk günlerden bu yargıya varmak için çok erken biliyorum ama deliriyorum düşündükçe 3 ay boyunca burdayım! Bugün en sonunda kendimi tutamayıp webcam karşısında anneme de ağladıktan sonra kendimi bok gibi hissettiğimden emin oldum. Gerçekten yapıcak hiçbir şey olmayan bir yerdeyim. Neyse söylenmeyi şurada kesiyorum... Ve bazı pratik sorunlarımdan bahsetmek üzere yeni bir paragraf açıyorum!

1. Bisiklet: Ben bisiklete binmeyi bilmiyorum!!! Evet bu korkunç gerçekten hep biraz utanmışımdır aslında ama bu yaza kadar başıma bu kadar bela olcağını hiç düşünmemiştim. Burada herkes bisikletiyle geziyor, kapıda binmem için hazır duran bir bisiklet bekliyor, hatta kiraladığım evdeki ev sahiplerim bana bisiklet veriyor ama ben bisiklete binmeyi bilmiyorum. Çok üzücü bir şey bence bu. Böyle deyince bana bile mutsuz bir çocukluk çağrıştırıyor bisiklete binememek. Oysa ki düşünüyorum hiç de mutsuz değildim ben. Hiç eksikliğini hissetmedim bisiklete binememenin bugün olduğu kadar. Tabi ki de isterdim Ada'da büyük bisiklet turu yapmayı ama hiç de hayıflanmadım, kimse öğretsin istemedim. Ama şu anda bisiklete binmeyi bilseydim, en azından onla turlar şu beni boğan sıkıntımdan kurtulurdum diyorum.

2. Uçan haşereler: Yani bu hayvanlar korkuyorum, korkmanın yanında da korkunç bir derecede iğreniyorum. Hele bir de vızıldamaları yok mu kulağımın dibinde. Evet şu fotoğrafta doğa harikası gibi göründüklerinin farkındayım, ve eminim kendilerinin besin zincirinde, biyolojik döngüde pek bir önemli yerleri vardır ama mümkünse benden uzak dursunlar. Dün odama giren şu fotoğraftaki kırmızı olmayan mahlukata benzeyen yaratık beni saatlerce ağlattığı yetmemiş gibi sabah uyandığımda paranoyakça odanın her köşesine bakmama sebep oldu. Bugün birazcık olsun hava alıp evden çıkmak için markete giderken kafama yapışıp inatla uzaklaşmayan kara sinek benzeri hayvan da ayrı bir hikaye. Uçan hayvanlardan bir tek kuşları seviyorum, diğerleri ömrüm boyunca benden uzak olsun diliyorum olmaz mı???


3. Aşk: İlk defa böyle ayrı kaldım sevgiliden. Kendisi 8 yıldır hayatımda, 4 yıldır sevgili ve 4 yıldır biz hep dip dibeydik. Tatilde de birlikteydik, kışın da birlikteydik. En fazla 1 hafta 10 günlük aralar girdi... Onun dışında her gün birbirini gören iki insandık... Ve şimdi aramızda kooocaman bir okyanus var ve 3 ay boyunca bu duruma katlanmak zorundayım. O kadar alışkınım ki en ufak şeyde onu aramaya şimdi sevgili Cellocanların bir tarafıma kaçacağını bile bile dayanamayıp arıyorum onu. Sesini duymazsam uyuyamam gibi hissediyorum, hatta sesini duymazsam uyanamam güne başlayamam gibi hissediyorum. En zoru onsuzluğa alışmak... Bir daha bu derece bir deliliği asla yapmıycam, aldım ben dersimi. Onsuz olduktan sonra anlamı yok hiçbir şeyin...

05.07.08 / Sa: 19:55

Hiç yorum yok: