Ağustos 15, 2008

Bunları unutma!

Uyumadan önce... Bu yazıyı okumayın psikolojiyle ilgilenmiyorsanız... Ben bunu kendim için yazıyorum, unutmamak için... O kadar güzel şeyler vardı ki bugün konferansta beynime kazımalıyım diye düşünüyorum, onun için buraya da yazıyorum. Kendime not vari bir şey.

* "Saving lives globally starts with changing minds locally." Pepperdine Üniversitesi'nden Thema Bryant-Davis sunumunda kullandı bu sözü. Konu çok rahatsız edici, tüyler ürperticiydi. Sudan Darfur'da yerel halka yapılan binbir çeşit işkence, taciz, kıyımlar ve özellikle kız çocukları ve kadınlara yapılanlar ve hayatta kalabilenler üzerinde bunların bıraktığı kalıcı etki... Dinlerken bile tüyler ürperten bir konuydu. Ve nasıl kelime oyunu peşine düşüldüğünü belirtti Dr. Davis, biz "soykırım yapmıyoruz" diye kendini savunan hükümeti. Adı ne olursa olsun bir halka psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddet uyguluyorsunuz, ve hayatları boyunca silinmiycek bir travma yaşatıyorsunuz tabi canlı kalanlara... Bu eylemin adının ne olduğunun önemi ne?

* Bu korkunç şeyden sonra biraz daha keyifli bir anekdot. Bir seans terapistin danışanına yeri geldiğinde kızan, yeri geldiğinde yalan söyleyen yeri geldiğinde de seans sırasında ağlayan bir "insan" olduğuyla ilgiliydi. En küçük odayı vermelerine rağmen en kalabalık seans buydu, yerde oturduk bir dolu insan. Gerçekten çok az araştırmanın olduğu bir alan olsa da çok keyifli bir seanstı, gerçek terapi eğitiminin insanlıktan çıkıp karşındakini "iyileştirme" ya da "düzeltme" amacı taşımak olmadığını, terapistin hala insan olduğunu altını çize çize anlattılar!

* Derald Wing Sue özellikle Amerika'da çok tanınan, psikolojinin büyük isimlerinden biri ve bugün onu da dinleme şansım oldu! O da azınlık olmaktan, kökeninin farklı olması sebebiyle yaşadıklarından bahsetti. Onun teorisi aslında açık olarak ırkçı hareketlerde bulunmasalar da günlük hayatta birçok insanın ırkçı mikro-agresyonlarının olduğu bunun sadece farkında olmadıkları ve farkında olmadıkları için daha büyük hasarlara yol açtıkları-- çoook kaba bir şekilde. Yani Prof. Sue diyor ki sen gerçekten ne hissettiğini gölgelemeye devam edersen karşındaki insana daha çok zarar verirsin. Mesela bir örneği, kendisine sürekli "Aaane kadar iyi İngilizce konuşuyorsunuz!" diyen insanlar. Prof Sue Amerika doğumlu, Uzak Doğu kökenli bir insan... Bu ve bunun gibi birçok şey aslında farkında olmadan etnik ayrımcılığa zemin hazırlıyor diyebiliriz Prof Sue'ya göre.

* Zimbardo'ya geri dönüyorum. Bütün şirinliğiyle Amerika'lıların nasıl kendi ülkelerine "melting pot" diye adlandırdıklarını ve bunun saçmalığını anlattı. "You put people in a pot, you stir it and melt it.." şeklinde. Kullanılması gereken asıl kelimenin, yavaş yavaş kullanılmaya başlanan "mozaik" olduğundan bahsetti. Kimseyi eritmenize gerek yok, yan yana koyun yeter dedi... Yani farklılıklardan sorun çıkarmayın, farklılıklardan mutlu olun dedi... Aslında biz Türkiye için "kültür mozaiği" söz öbeğini bol bol kullanırız. Ama her şeyde olduğu gibi bu sadece lafta kalıyor. Yan yana koymak ne kelime adını anmaya korkuyoruz mozaiğin diğer parçalarının. Sebep, milletin bütünlüğüne zarar verebilir?!

* Ve bundan bahsetmeden olmaz... Unutmamam gereken bir kare dönüş yolunda karşıma çıktı. Bunun bilimsel açıklamasını aşırı iyi bilmiyorum, ışık kırılıyor, yağmur, güneş bıdı bıdı... Biri açıklarsa sevinirim. Ama yine de çok başka bir oluşum bu. Tamam gökkuşağından ponilerin zıpladığına inancak kadar masallara inanmıyorum ama bunun buz gibi soğuk bilimsel açıklamasını da çok bilmek istemiyorum. Yine de yanından geçerken dilek dilemek istiyorum... Renklere bakıp hayran olmak istiyorum... Çok güzel değil mi???

4 yorum:

rosencrantz dedi ki...

bu adamı (zimbardo) çok sevdim ben. hatta david rossi vardı ya criminal minds da, ona bile benziyo biraz. belki italian american olduğu için öyle diyorumdur gerçi. bizim niye böyle hocalarımız yok :C
tamam var aslında ama ikisi de amerikalı:D

yeşil kurba dedi ki...

:) süper bir insan gerçekten...
benim yan komşumda İtalyan-Amerikalı ve apayrı bir sıcaklıkları var gerçekten. Akdeniz tadı karışmış insanlar :)
bizim de var böyle hocalarımız aslında ama bizde hep hiyerarşik sistem olduğu için bu kadar yakın hissedemiyorsun profesörüne karşı. Burda "hey Phil" şeklinde konuşuyorlar hocalarıyla insanlar...

handsome devil dedi ki...

öf ya zimabradoya koyayım
malum bi şahsiyet var hafif kelimsi. boyu deve ebatlarında
onun da böle kendine notlar tadında bir blog'u vardı.
saçmasapan şeyler yazardı.tarzı olduu üzere yazdıklarında bir sikim anlaşılmaz.bir süredir yazmıyo.geber di mi acaba.
allah belasını versin
ilerde kafasında tutam kalmaz inşallah

handsome devil dedi ki...

kimmiş o hocalar
biz tanıyo muyuz
bi tane var benim nefret ettiim adı s ile başlıyo
açıkliim mi burdan
kel devenin kimliini de zikredecem yakında hehe
wall'undan sonra blog'una da sıçtım :)
hadi eyvallah
mail atıcam ağlamaktan vakit bulamadım bi de