Eylül 26, 2008

"Gidiyorum bu şehirden, ayaklarım geri geri"

Gitmelerim yaklaştı yine. Yine bavulları toplama vaktim geldi. Ne varsa getirdiğim buraya, getirip düzen adına kurduğum buraya, doldurup çantalara gitmeliyim yine. Bıraktığım gibi bekleyenler kimler, hala benimle olanlar kimler bilemesem de elimde avucumdakilerle - bulduğumla yetinmeliyim.
Bambaşka biri olarak mı dönerim evime yoksa yine aynı çocuk olarak mı sarılırım oyuncaklarıma bilmiyorum. Farkedilen değişimler uzayan saçlarım, güneş görmemekten açılan tenim, Akdeniz tuzuna hasret kuruyan cildim. Gerisi içerlerde görmek zor, anlamak daha da zor. Sanırım dönünce bir zaman gerekecek o değişimi anlamak için bana.
Bildiğim bir şey var o da; koca bavuluyla bu kapkaranlık şehre gelen, odasına yaratık girdi diye ağlaya ağlaya telefona sarılan insan değilim artık. Ben yapamam, bir daha gidemem, bir daha terk edemem demiyorum artık. Biliyorum ki, insan her yerde kuruyor hayatını, her yeni heyecan farklı bir şeyler katıyor ruhuna, her yeni fotoğraf karesi bambaşka bir anı olarak kazınıyor hayatına.
İstanbul'un kokusu bambaşka olsa da benim için, onu bol bol içime çekip, özlediğim sokaklarının tadına vardıktan sonra yine gitmek istiyorum başka yerlere. Farklı sokaklar görmek, onların değişik kokularında yürümek istiyorum. Yeniliğe alışmanın korkusunu yine yaşamak, yine kendi kendime yaşamaya alışmak istiyorum.

Bu sefer bavullarımı toplarken göçebeliğin hüznünü hissetmiyorum.
Bir daha bavullarımı toplayacağım günü düşünüyorum...

Sabit kalmaktansa yerimde, denizleri aşasım var, gidesim var bu aralar başka şehirlere....

4 yorum:

mischa dedi ki...

Biliyorum ki, insan her yerde kuruyor hayatını, her yeni heyecan farklı bir şeyler katıyor ruhuna, her yeni fotoğraf karesi bambaşka bir anı olarak kazınıyor hayatına.
İstanbul'un kokusu bambaşka olsa da benim için, onu bol bol içime çekip, özlediğim sokaklarının tadına vardıktan sonra yine gitmek istiyorum başka yerlere. Farklı sokaklar görmek, onların değişik kokularında yürümek istiyorum. Yeniliğe alışmanın korkusunu yine yaşamak, yine kendi kendime yaşamaya alışmak istiyorum.



"Bu sefer bavullarımı toplarken göçebeliğin hüznünü hissetmiyorum.
Bir daha bavullarımı toplayacağım günü düşünüyorum...

Sabit kalmaktansa yerimde, denizleri aşasım var, gidesim var bu aralar başka şehirlere...."

of kurbacım of, ben de her defasında hissediyorum aynını. hatta bu aralar gitme özlemim depreşti, bu yazın benim duygularıma öyle bi tercüman oldum ki çok iyi geldi valla moralsiz bünyeme...

yeşil kurba dedi ki...

Çok sağol mischa.. Neyse moralini bozan her zaman için biraz uzaklaşmak çok iyi gelir. Sakin kafayla sonradan tekrardan düşünebilirsin böylece :) onun için yap bavulları, düş yollara :)

ßallondon dedi ki...

uzun zamandır kaybetmiştim izini,aynı bavulları bende kapadıktan sonra,epey bir süre dönüşümde ben de bavullarımı açamamıştım.Senin yazıları görünce sevindim yine.

welcome to real life:)

sevgiler.

yeşil kurba dedi ki...

ne güzel buldun beni yine ballondon o zaman :)
benim bavullar hazır bekliyor ve hala yerleştirmediğim eşyalar var...
annem ben küçükken hep 'kamyon şöförü gibiyim yolları özledim yine' derdi tatile gitmeyi özleyince. ona benzemişim biraz sanırım :)
teşekkürler!