Kasım 05, 2008

Yes, they did

Bundan yaklaşık bir buçuk yıl önceydi şans eseri bir kanalda Oprah Winfrey'in şovuna rasladım. Biraz bakıyım dedim, konuk olarak siyahi bir aile vardı ilk konunun ne olduğunu anlayamadım. Henüz Amerika'yla çok içli dışlı olmayan, hatta o ülkeden neredeyse nefret eden biri olarak ekrandaki muhabbeti pek takip edemiyordum. Sonra biraz dinledim, orda oturanın Amerika'nin bir senatörü ve onun ailesi olduğunu anladım. İzledikçe hoşuma gitti, Barack Obama yazdığı kitabından, Kenya'dan, ailesinden, Amerika'dan bahsediyordu. Bir yandan da ailesinden... Her şeyden çok ne kadar sıcacık bir adam diye düşündüm, ne tatlı bir aile.
Sonra bir baktım bu akıllı, Harvard mezunu, gözünden ateş çıkan genç adam başkan adayı. Sempatikliğiyle gönüllere taht kuran, Bush zamanında mumla aranan Bill Clinton'ın eşi Hillary'le burun buruna başkan adayı yarışında gidiyor. Sonra o yarışı kazanıyor. Bu sefer aslında sanıldığından daha milliyetçi olan Amerika'da eski Vietnam gazisi bir pilotla başkanlık yarışına giriyor. Kafamda tek bir soru, peki hala otobüsün arkasında oturmaya çekinen Amerikan halkı siyahi birini başkan seçer mi?
Her ne kadar Amerika'dayken tanıştığım herkes Obama'cı olsa da (bir kişi dışında) hep içimden '' yok sonunda bir şey olucak Obama'yı başkan seçmiycekler'' diye geçiriyordum. Ama oldu... ''Yes, we can'' sloganıyla yola çıkan Obama'nın zaferi miydi bu? Bana sorarsanız bu Amerikan halkının zaferi. Bütün ırkçı geçmişlerine rağmen, hala devam eden sömürülerine rağmen, Amerika'da değişmek isteyen büyük bir kitle olduğunu kanıtladılar. 
Şimdi haberlerde Obama'nın Ermenilerle ilgili görüşleri, yok Türkiye'yi işgalci mi gösteriyormuşlar, yok ailesinde Müslüman varmışlar dönüp duruyor... Halbuki burda çok daha büyük bir şey oluyor. Amerika için kocaman bir sayfa kapanıyor. Obama verdiği sözleri tutar mı yoksa o beyaz evin ateşiyle diğerleri gibi bir ''Amerika başkanı''na dönüşür mü bunu şu anda kimse bilemez. Ama hala en düşük gelirli işlerde çalıştırılan azınlıklardan birinin Amerika halkı tarafından başkan seçilmesi, işte bu sivil Amerikan halkının bütün dünyaya verdiği en güzel ''demokrasi'' dersidir.
Amerika'yı eleştirmeden bir oturun düşünün derim. Sizce bu ülkede (Türkiye'de) herhangi bir azınlık grubundan biri cumhurbaşkanı seçilebilir mi (Hımm, aslında bizde pek azınlık kalmadı hepsini kaçırdık ama neyse...)? Sizce bizim yaşadığımız ülke bu derece demokrat mı? Hiç sanmıyorum. Ama Amerika demokrasi dersini en güzel şekliyle verdi. Siyahi başkan seçtiler diye asla ırkçı hareketler olmıycak diye sonuç çıkarılamaz burdan. Ama kölelikten başkanlığa, Amerika halkının kaydettiği yolun hakkını hepimizin vermesi lazım diye düşünüyorum...
Obama'nın zaferi gibi gözükse de bu - ki onun bireysel başarıları tartışılamaz 1980'lerde Harvard'da okuyabilmiş bir siyahi, gözünden ateş çıkan bir adam...- ama bu Amerikan halkının zaferi. 
Mutlu etti beni bu durum. 
Bir umut var mı acaba dünya değişir mi?
Tartışsın dursunlar şimdi Türkiye'nin çıkarına olan durumlar nasıl etkilenecek diye.
Umrumda değil, tarih yazıldı dün...
Kim ne derse desin...

Hiç yorum yok: