Aralık 12, 2008

Kadın olabilme sanatı

Şu aralar girmekte olduğum datalar bu konuyu yazmaya iyice yöneltti beni. Aslında hep aklımdaydı ama bari burdan vık vıklanmıyım bu konuyla ilgili diyordum. Ama bugün karar verdim ve yazıyorum.
İlk kendi deneyimimle başlarsam belki ''vah vah dar düşünceli insanlar'' gibi bir iç sesim olmadığını anlarsınız diye düşünüyorum. Daha taze-hazırlıktan yeni çıkmış-sosyoloji-psikoloji dersi almamış bir üniversiteli  olduğum günlerde PSY 101 için kredi toplama peşinde deneylere girerdim ben de (Evet, şu anda insanlara yaşattığım anket kabusunu bizzat ben de yaşadım itiraf ediyorum!). Anketteki diğer sorular ne olursa olsun hep bir soruda, aslında çok iyi bildiğim bir şey olmasına rağmen takılırdım. Ne mi?
''Cinsiyet: ____'' Açık uçlu bırakılması o zamanki ben ve benim gibiler için zorlayıcı bir şeydi aslında. Çünkü hep düşündürürdü ''şimdi oraya kız yazsam olmaz, kadın yazsam olmaz, bayan yazsam mı acaba...en iyisi bayan yazıyım'' şeklinde. Bugün girdiğim anketlerdeyse cinsiyeti K ya da E seçme şansı olmasına rağmen bazı katılımcıların K'yi kız diye tamamladığına şahit oldum.
4 senenin sonunda arkadaşlarımla çok sık atıştığım bir konu haline geldi bu bayan meselesi. Obsesif bir şekilde her bayan diyeni 'Kadın' diye düzelten bir insan oldum yıllar içinde. Evet bana şaşkın gözlerle bakan dedeme bile kadın nedir erkek nedir bayan nedir kız nedir vaazı verdiğimi bilirim. 
''Feminist misin??'' diye alayla soranlar oluyor. Açıkçası bilmiyorum, feminist felsefeye çok saygım olsa da öyle sapına kadar bir feminist olduğuma inanmıyorum. Kadın ya da erkek haklarının üstünde insan haklarını görüyorum her şeyden önce. Ama ''bayan'' kelimesinin en azından Türkçe'de temsil ettiği değeri düşündüğümde evet feminist damarım kabarıyor.
Şimdi biliyorsunuz bizde eğer cinsel ilişkiye girdiyse bir dişi yaşı ne olursa olsun Kadın'dır. Daha trajiği bakireyse bir dişi yaşı ne olursa olsun kızdır. Bizde 40-45 yaşında kızlar çoktur mesela. Onlar hiçbir zaman kadın olamayacaktır toplumumuzun etiketine göre. Bu durumda iğrenç bir tecavüze uğramış ya da aile zoruyla evlendirilmiş 13 yaşındaki bir dişi kadındır, o da hiçbir zaman çocuk olamayacaktır artık. Jinekolog bile ilk muaynede genelde ''Kız mısın?'' diye sorar aktif bir cinsel hayatın var mı tadında bir soru yerine. 

Peki ''bayan'' nerde durur bu kız/kadın karmaşasının içinde? 
Örneğin 22 yaşındasınız. Annenizle pantolon almaya gittiniz. Anneniz tezgahtara 'kız pantolonları nerde' diye soramaz. 'Kadın pantolonları nerde' diye sormaya dili varmaz. En güzel çözümdür: 'BAYAN pantolonları nerde'. İlaç gibi yetişir bayan lafı karşınızdakinin biriyle yatıp yatmadığını kestiremediğiniz zamanlarda.
Erkeksen hep erkeksindir. Sünnet olur erkek olursun. Pantolonun da erkek pantolonudur, parfümün de erkek parfümü, tuvaletin erkek tuvaleti, yurdun erkek yurdu. Evlenince statü değiştirmezsin ailenin gözünde. Daha mı kolaydır bilinmez. Ama en azından anketleri doldururken tereddüt etmezsin bir saniye bile.

Bu ülkede kadın olmaktan korkulur.
Kadınsan hep bir damgan vardır.
Kelimeler aslında bazen çok şey anlatır...

9 yorum:

Last Station dedi ki...

bayan kelimesinden ben de hoslanmam ama kadin-kiz ikilemi icin ortaya atilan bir sifre oldugunu bilmiyordum acikcasi. eger bu dusunceyle ortaya cikmissa cok yazik gercekten.

ozkan dedi ki...

Sanıyorum katı erkek şöven görüşün haricinde bu yazıya itiraz edebilen çıkmaz. En basit şey bile öyle güçleştirilmiş ki kadınlar için... Biyolojide bile kadın cinsiyeti dişi olarak nitelendirilirken erkek yine erkek kalır.
Bu perspektiften iki ihtimalle sonuç çıkarabiliriz. Ya bilim bile kadını eziyor (ki çok çok olası çünkü hayatın her alanında olduğu gibi bilim kadınları da cinsiyetleri yüzünden baskı altında kalabiliyorlar.-bilmin rönesansı ve bilimsel terimlerin oluşum tarih sürecini düşünelim şimdiyi değil.)
Ya da, ikinci ihtimal,acaba erkeğin sığlığı da mı söz konusu. İngilizceyi düşünelim; male/female, man/woman, türkçe olunca erkek/dişi, erkek(yine?)/kadın. Köpek de erkek ben de erkeğim mesela, ama that dog is male ingilizce olunca, sığlığımız da var galiba. Sanıyorum bir tek bilimde cinsiyette terim farklılığına gitmek kadın/dişi durumu için daha isabetli olmuş olabilir.

Başka açıdan bakalım, seviyelerde oynamalar yapalım, beyefendi/hanımefendi, herif/karı (gayet güzel çiftler eşitler), evlendirelim çiftimizi değişim ilginç bi şekilde koca/karı. karı yine karı olarak kaldı, anlamak güç.
(Karıcım hitabı, yemeğe katılımını "karısı"yla birlikte yapacağını bildiren koca, "eşim"le desene eşşek adam, vs, çok var örnek)

Ben bir de makama gelen kadın olunca makamın adına son ek getirilmesine oldum olası fitil oldum. Müdürlük makamına kadın gelince müdüre... Hmmm müdüreyse bürokraside ona göre muamele yapalım. Ya da bir olaydan mağdur olan kadınsa mağduredir... Toplum mağdureye ona göre muamele yapsın. Böyle açık ve saçma bir agresyon olabilir mi?

Adsız dedi ki...

allaam o deneylerde kız yazan gerizekalıalra inanamıyorum gercekten yuh.

yanlız bu olay sadece turkce de yok dostum ne bilim franszıca da matmazel madam, almancada fraulein frau gibi boktan sifatlar var
bi zamanlar herkes muhafazakardi galba

neyse ya banane :)
butun develrin boynu kopsun dior ve benim kim oldugumu anlamazsin die kimligimi afise ediorum
allah o cocucun da belasini haha
opuorum

yeşil kurba dedi ki...

Last Station eminim bu laf çıktığında nihai amaç o değildi ama şu anda gelinen nokta bu. ve bu benim aşırı snirimi bozuyor, her ayrımcılık kötü niyetli değildir aslında, pozitif ayrımcılık da vardır ya belki bu da onlardan biri.. Yorumun için sağol!!

yeşil kurba dedi ki...

özkancım hep kelimeler bir şeyleri gölgeliyor ya da görmek isteyene altını çiziyor bence... Dediklerinin nerdeyse hepsine katılıyorum tabi ki de.. Ben inatla her bayanı kadın diye düzeltmeye çalışcam, en azından ben kendime bayan dedirtmiycem... Saol :)

yeşil kurba dedi ki...

Adsizcim, sana bir account alsak :)
Neyse diyceğim şu ki haklısın her yerde bu ayrımlar olmuş zaten feminist hareketin küresel olmasının sebebi de budur öyle değil mi?
Ama erkek egemen/baskıcı toplumlarda ve bizim ki gibi namus/şeref kavramlarını farklı anlamlara bağlayan toplumlarda bu kelimeler bambaşka bir boyut kazanıyor sanırım...
Neyse cnm kel deve diyip bitiriorum :)

yeşil kurba dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
aytac dedi ki...

cansu selam, işte böyle güzelim'den haberin var mi bilmiyorum ama, kadın olmanın kadınların hikayeleriyle konuşulduğu, arkasında toplumsal cinsiyet konusunda eğitimli/aktivist süper sevecen insanların olduğu bir proje. www.isteboyleguzelim.org'dan inceleyebilirsin, ya da istersen ben bi sonraki okumayı sana haber edebilirim.
bu arada çok çok geçmiş olsun baban için. umarım çabucak toparlar ve o hatırladığım neşesine kavuşur.

yeşil kurba dedi ki...

selam aytaç, işte böyle güzelimden haberim yoktu sen söyleyene kadar. Şimdi inceledim internet sitesini. Ben takip etmeye çalışırım ama yine de senin haberin olduğunda okumalardan haber verebilirsen sevinirim... babam içinse, çok sağol, umarım bir an önce toplayıp kendini kavuşacak balıklarına!