Aralık 27, 2008

Mavi Kod

Küçükken "büyüyünce ne olacaksın" sorularını hiçbir zaman ''doktor'' diye cevaplamadım ben. Oysa ki popüler cevaplardır doktor veya öğretmen. Ben ''bilgisayarlı-dansöz'' olmak istiyordum küçücükken. Beynimden geçen sabahları bilgisayarında çalışan (daha bilgisayarın ilk yılları malum) akşamları da dans eden bir insan olmaktı. Şimdi bilgisayar kısmını tutturabilmiş durumdayım bir tek. Son 10 günümü bir hastanede geçirdim. Bol bol doktor, hemşire, hastabakıcıyla muattap oldum. Gerçekten bambaşka bir hayat var hastanelerde.
Mavi Kod diye bir kavramdan ilk defa haberdar oldum, belki benim cahilliğimdendir belki de hastanelerle bu kadar içli dışlı önceden olmamamdandır. Mavi Kod'u ilk duyuşum biraz acı oldu, korku dolu... Babam ameliyattan çıkmıştı ve yoğun bakımdaki ilk gecesiydi. Bize yoğun bakım doktoru hafif kanama olduğu için henüz uyandırmadıklarını söylemişti. Ve annemle ben herkesin gidin demesine rağmen bunu duyduktan sonra hastaneden ayrılamadık. Kafeteryada feci rahatsız plastik sandalyeler üstünde yamuk yumuk uyuklamaya çalışırken bir şekilde uykuya dalmışız annemle. Henüz 35-40 dakika olmuş. Kafeteryada bir annem, bir ben bir de garip kantincimiz varken bangır bangır bir anons geldi: ''Mavi Kod, Koroner Yoğun Bakım'' diye... Biz yarım saatlik uyku sersemi, kantinciye bu ne demek diye sorduk. O da aynı uykulu haliyle, ''Bir şey değil yoğun bakımda biri gidiyor'' dedi. 
Şimdi o plastik sandalyeleri alıp o adamın kafasında kırar mısın, onu yoğun bakıma yollar mısın, yoksa oturup ağlar mısın? Biz koşmayı seçtik yoğun bakıma doğru. O sırada bizim telaşımızı gören karikatür kantinci ''Yoğun bakımda hastanız mı var?'' diye kendi tabiatından daha da komik bir soru sordu. Halbuki sabahın beşinde niye hastane kafeteryasında sabahlanır ki di mi? Neyse koşup yetiştiğimizde bir kişinin kalp kriziyle babamın yattığı değil diğer yoğun bakım ünitesine getirildiğini öğrendik ve rahatladık. İnsan kendi telaşındayken bencil oluyor sanırım. Başkasıymış diye sevinebiliyor... Neyse sonradan o kişi de kurtuldu, hatta babamdan önce hastaneden çıktı da bizde kendimizi kötü hissetmedik.

Hastaneden çıkmadan iki gün önce yine duyduk Mavi Kod'u, bu sefer alt kattan biri kurtulamadi ve öldü. Mavi Kod'larla geçen bir hayatınız olduğunu düşünsenize? İşte doktor olmak öyle bir şey. Onların o soğukkanlılığı siz panikler içindeyken delirtiyor insanı. Ama düşününce öyle olmak zorundalar. Onlar insana marangozun tahtaya baktığı gibi biraz da bakmak zorundalar. Yoksa her ölen hastaları için bunalıma, depresyona girseler, her Mavi Kod'da panik yapsalar, bizim gibi ağlayıp sızlasalar nasıl devam edebilirler işlerine? Mecburlar insanı çoğu insani özelliklerinden ayırıp bakmaya... 

Hastaneler zor.
Hasta olmak daha da zor.
Eğer işini düzgün yapan doktora denk düşmediyseniz, çok çok çok daha zor.

2 yorum:

Faruk dedi ki...

Yazılımcıyım, yeni bir firmada işe başladım. Konu mavi kod. Yazılımla mesleki doyumu ilk defa tadıyorum. Hayat kurtarıyor yazdığım yazılım şimdi.
www.callvision.com.tr

Saygılarımla, geçmiş olsun.
Faruk

yeşil kurba dedi ki...

Selam,
internet sitesini de inceledim, tabi mavi kod uluslararasi bir sey ve hayat kurtardığı da muhakkak.. Sadece anons sistemi biraz korkutabiliyor sanırım, çağrı cihazlarinin olması daha mantıklı geliyor bana da. tesekkürler yorumunuz için..