Aralık 11, 2008

Sleep tight

Yine yeni yollar göründü bana ne güzel! Şubat ayında bir konferans için Tampa, Florida'ya gidicem. Tabi her zamanki gibi konferans bahane gezmek, görmek şahane düsturuyla ilerliyorum hedefime. Amaç bir haftalık bavuluma İstanbul'a ait kıyafetlerimden başka bir şey tıkmadan (bilgisayarım, datalarim ve diğer işsel zımbırtılarım dışında) biraz kafamı dinlemek öncelikle. Sonuçta o uçak havalanınca olacak olan muazzam özgürlük hissi bambaşka olacak en azından, onu bekliyorum dört gözle...
Ufacık bir sorun var gidişimle ilgili. Odamı hiç tanımadığım bir insanla paylaşmak durumunda kalıcam. Tabi o kişiyi bulamazsam hocamla paylaşcam; hangisi daha sempatik seçemiyorum gerçekten!
Şimdi bu oda meselesi biraz hassas bir şey. Sonuçta kendi alanınızı başkasıyla paylaşıyorsunuz. Siz uyurken yan yatakta başkası uyuyor. Resmen diken üstünde uyuma durumu söz konusu. Yurdun ilk günlerinde yaşamıştım bu huzursuzluğu. Acaba horluyor muyum, acaba üstteki tip (!!!) ranzayı çökertip üstüme düşer mi, acaba uyurken çişim gelir de tuvalete gitmek durumunda kalır diğerlerini uyandırır mıyım, vs vs...
Hadi yine aynı okuldansınız, aynı dili konuşuyorsunuz, bir de hepsi sizden küçük zaten (!) lafınızı dinletirsiniz, yurt çok sorun değil. Şimdi ben Şubat'ta, elin Florida'sında hiç tanımadığım bir insanla 5 gün nasıl beraber uyuycam sorarım size? Şimdi bu insan ya uykusunda yürüyorsa, ya da başka fiziksel aktivitelerde bulunuyorsa? Evet, burdan duyuruyorum eğer 2-9 Şubat tarihleri arasında başıma bir şey gelirse ilk şüpheli aynı odada kalacağım kişidir.

6 yorum:

rosencrantz dedi ki...

hehe oda sorunsalın çok güzelmiş, hem de hiç belli etmemiştin :) kızım, sen ranzanı bir dönem kimle paylaştığını unutma, oda arkadaşının allahı gelse sökmez sana!
ben yurtta kaldığım ilk gece köpek gibi yorgun olduğumdan -ama neden, hatırlamıyorum:)- başımı yastığa koyar koymaz uyumuştum, sabah uyandığımda da birinin ayağı suratımın dibindeydi. salak karı benim başucumu kendi ayak ucu olarak belirlemiş. böyle şeyler kalmış aklımda işte, sana moral olsun!

rosencrantz dedi ki...

ahaha bu arada bize atılmış taşları yeni farkettim çok dikkatsizim. hepsi senden küçükmüş.
anlatmayayım o ilk günlerdeki nazlı ceylan hallerini, büyüklüğün falan kalmaz bak!
(k)

yeşil kurba dedi ki...

Bol ünlem işaretli yerler sizlere taş niyetinde gitmiştir küçüküm benim :))
Üst ranzamda şahit olduğum şeylere rağmen yurtta olmayı tercih ederim bir çok şeye :)

ozkan dedi ki...

Sanıyorum bu endişe gidişine iyice yaklaştıkça geçer, Cansu. Düşünme böyle şeyleri altı üstü 5 gün, kısacık, onu da kendine zehretme sakın :]

hedonistt dedi ki...

aynı sorunu yazın LA de yaşadım ama bu sanırım tamamen şans. önce anna vardı harika ispanyol bir veteriner. o giderken gerçekten çok üzüldüm hem yeni gelecek olanın endişesini hem de ona alışmanın verdiği üzüntüyü yaşadım. sonrasında kudüs lü bir lezbiyen düştü payıma. :)

yeşil kurba dedi ki...

:) bakalım benim falımda neler çıkıcak hedonist :)
ben seviyorum aslında böyle belirsiz maceraları ama yine de heyecan ve merak oluyor tabi :)