Mart 11, 2009

Röportaj becerileri

Yazamıyorum ne zamandır. Zamanım yok, evdeyken oturup ya iş yapıyorum ya bir şeyler izliyorum. Yine gitme planları içindeyim. Daha doğrusu planı eyleme dönüştürdüm bile. Cuma günü yine yolcudur kurba'nız. Nereye derseniz Arjantin beni bekler. Aslında tango öğrendikten sonra gitmek istiyordum ama öyle bir gelişti ki bu gezi, tangoyu düşüncek vaktim kalmadı. Artık orda öğrenirim belki.

Şu anda haberleri izliyorum ve beni yine deli ediyorlar. Merak ediyorum bu röportajları yapan insanlar özellikle mi gerizekalı olsun diye seçiliyor? Yok aralarında bir tane benim arkadaşım var, gerizekalı olmadığını da çok iyi biliyorum. Ama özellikle böyle son dakika haberlerinde falan röportaj yapan kişilerin kafasından biraz eksik olduğunu düşünüyorum.

Malum Türkiye sabahtan beri Almanya'daki okul baskınını konuşuyor. Aman aman Türklere bir şey oldu mu diye bir panik içindeler. Nereli olursa olsun 16 kişi öldürüldü, toplam 17 kişi öldü bugün. Sebebi korkunç bireysel silahlanma tabii ki. Silahlara bu kadar kolay ulaşılabildiği sürece böyle cinayetleri baskınları görmemiz pek şans değil tahmin edersiniz ki.

Ana haber bültenlerindeyse görgü tanığıyla konuşma telaşı var şu anda. Bir kanal katilin çocukluk arkadaşı olan bir Türk çocuğu bulmuş. Çocuk 17 yaşında, bugün ilkokul arkadaşının bir şekilde bu katliami yaptığını ve daha sonra da kendini öldürdüğünü öğrenmiş. Bir nevi travma. Çocuklar okulun önüne bile gelmek istememiş, ama röportaj uğruna zorla götürmüşler. Neyse şimdi bu çocuğa o kadar salakçana sorular sordu ki sevgili gazeteci arkadaş, ve öyle içler acısı çıkarımlar yaptı ki... İnanamıyorum şu anda. Çocuk okullarımız değişti görüşememeye başladık diyor, bu sen silahlara olan ilgilisini fark ettiğin için mi uzaklaştın, ailen mi izin vermedi görüşmene diyor. Bu olayın babasıyla ilgili olduğunu düşünüyor musun diyor. He bir de dedi ki zanlı da siyah giyiyormuş, bak sen de siyah giymişin nedir bu böyle mi giyiniyorsunuz Almanya'da. Çocukcağızın üstünde de gayet gömlek falan var üstüne de siyah yağmurluk giymiş.

Deliriyorum ya.
Hele şöyle sıcağı sıcağı tadında haber yapmaya çalışıp abuk subuk soru soranlara daha da deliriyorum. Zaten bir şok var ortada, insanları geriyorlar daha da çok.
Bir Reha Muhtar'ın adı çıkmış, yıllar önce acı var mı acı dedi diye. 
Halbuki hepsi aynı.

Hiç yorum yok: