Temmuz 12, 2009

wedding bells!

Yaz demek eskiden benim için bavulumu toplayıp 3 ay ikamet edeceğim Bodrum'uma, saçma sapan olaylarıma, gece-gündüz tadına varacağım deli mavi denizlere doğru yola çıkmak demekti. Yıllar geçtikçe 3 ay tatil tabii ki de hayal oldu, entrikalar kayboldu hayat daha bir alışılmış şekilde ilerler oldu ama en önemlisi, yaşlandığımı iyiden iyiye hissettiren bir şey daha gelişti! Ben eskiden yazın düğün mevsimi olduğunu bilmezdim, heralde fark etmeme yol açıcak bir şey yoktu etrafımda. Ama şimdilerde üst üste gelen davetiyeler, Facebook zımbırtısında dönen fotoğraflar, ondan bundan duyduğum havadislerle fark ediyorum ki insanlar evleniyor! Evet yaş ilerledikçe engelleyemediğimiz bir şey şu evlilik haberleri sanırım, 30'lara doğru emin adımlarla ilerlerken ne kadar umrumuzda değil desek de sanırım sinirlerimizi bozabilecek bir şey oluyor düğün muhabbetleri.

"Amaaan, bekarlık sultanlıktır yahu" ya da "Şu gencecik yaşımda kendimi aynı adamla bir eve hapis mi edicem" desem de o insanı hayal etmekten, acaba benim düğünüm olsa nasıl olur diye düşünmekten alıkoyamıyorum sanırım kendimi. Bir de şimdi teker teker evlenenler, 3-4 yıl sonra kocaman-kel kafalı bir bebişle arz-ı endam ederse huzurlarımızda sinirlerim iyice bozulabilir sanırım. As times passes, hormones kick in. "Bebek mi? Ne bebeği, benden anne mi olur canım, ben daha kendime bakamıyorum bir de çocuğa mı bakıcam, peh peh... Hem benim kariyerim vardı, master, doktora, daha çok işim var... Hem ben domestik bir insan hiçbir zaman olmadım, bebek kim ben kim..." diyoruz, ama elbet o gün ben de tostoparlak bir veletle o enteresan bağı kurmak isteriz öyle değil mi?

Anlayamadığım şey ben kıytırık ilişki olaylarımı halledemezken bu insanlar nasıl her şeyi göze alıp evleniyor? Çok etkileyici...

6 yorum:

AYŞİM ÖZGÜR dedi ki...

ben de şunu anlamıyorum, daha 1 yıl önce '' evlilik mi? Ne evliliği asla evlenmem!'' diyen insanlar, nasıl oluyor da bir tek taş yüzüğe hemen hayallerini satıyorlar?:) Bunu yaptıran gerçekten aşk mı? Eğer öyleyse herşeye tamam...
Ama bence çoğu insan kıytırık ilişki olaylarını halledemeden evleniyor, ehh sonrası malum:/ bu zamanda evliliğin 3 yıldan fazla sürerse çok şanslısın, sürmemesi normal zaten...

Yesil Kurba dedi ki...

bilmiyorum ki ayşimcim belki o yüzüğün ayrı bir tılsımı vardır henüz bizim deneyimleyemediğimiz.. bir de erkek kişi dizi üstüne çökünce, büyürken inandırıldığımız bütün masallar gerçek oldu gibi geliyordur belki? :)

umalım ki bütün evliliklerin altındaki sır taşın değil aşkın parıltısı olsun, 3 yıl değil 333 yıl yetmesin...

uslanmaz romantik mi demiştiniz? buyrun burdayım :)

ozkan dedi ki...

evlilik güzel bence, hem de büyülü. öyle olmasa dünyanın en eski sözleşmesi olmazdı. adına yunan ana tanrıçası hayal bile edilmezdi.
dün kuzenim evlendi ve o büyüye bir kez daha şahit oldum. tepki fakiri kuzenimin nikah masasındaki ve ilk danstaki aşırı heyecanı ve suratındaki en samimi, en aptal engel olamadığı sırıtışı gördüm. büyü altında olmalıydı başka türlü olamazdı. 7 senelik ilişki yaşayan bir çift eğer büyülü olmasa, o kalemi tutarken niye elleri titresin. bence öyle.

Yesil Kurba dedi ki...

bir uslanmaz romantik daha.. ben de uzun ilişkilerde zamanla azalan bazı heyecanların yerini evlilikti, çocuktu, şuydu buydu gibi şeylerle tekrardan yerine koyulabildiğine inanıyorum... ama ne kadar sürer, o çifte bağlı işte :) mutluluklar diliyorum kuzenine özkancm!

ozkan dedi ki...

uslanmaz romantikler o heyecanları yaşatacak hayalgücüne sahiptir bence.
Teşekkürler Cansucm.

pdk dedi ki...

evli bi insan olarak kişisel bilirkişi raporumu vermek istiyorum:

İnsanlar evlendiğinde asla kıytırık ilişki problemlerini çözerek evlenmiyorlar bence. O sorunlar bir yerde duruyor, ama bir şekilde evlenince düzeleceği varsayılıyor. Aslında zamanla düzeliyor da, çünkü evliliğin getirdiği kıytırık evlilik problemleri daha fena oluyor ve kıytırık ilişki problemleri mumla aranıyor =)