Mart 23, 2011

"Folks, I'm telling you, birthing is hard and dying is mean- so get yourself a little loving in between."*

Huzur... Kuş tüyü yataktan bile yumuşak bir his içinde uyumak. Süzülmek hafif hareketlerle. Sıcaklık tam olmasını istediğin gibi, dokunuşu da öyle... Açlık hiç hissetmiyorsun bile, her an doymuş hissediyorsun kendini. Yumuşacık bir ses geliyor dışarıdan. Ne kadar şefkatli geliyor kulağa? Sanki dans ediyorsun havada, ama yorulmadan, kuğu gibi. Seni o kadar iyi tutuyor, o kadar güzel çevreliyor ki, eminsin, güvendesin.

Sonra birden bir gün dar geliyorsun durduğun yere. Bir güç seni dışarı itiyor sanki, bir basınç. Korkuyorsun, ne olduğunu anlayamıyorsun. Birden bire kendini kapkaranlık ve dapdar bir koridorda buluyorsun. Huzur yok artık. İtiş kakış var. Sana kuş tüyü yatak olan su tüm kuvvetiyle itiyor şimdi sanki seni. Yavaş yavaş bir soğukluk hissetmeye başlıyorsun, sanki kafan üşüyor birden. Bulanık her şey etrafta, çok aydınlık, çok gürültülü.

Birden bire kendini buz gibi bir odada, bembeyaz ışıkların altında buluyorsun. Nefes alamıyor gibi hissediyorsun, hiç nefes almamışsın ki nereden bilceksin nasıl olduğunu, birden bir acı hissediyorsun, biri popona vuruyor. O anda işte dayanamıyorsun ve başlıyorsun ağlamaya.  O ağlamayla anlıyorsun nefes almanın nasıl bir şey olduğunu. Bağırış çağırış içinde ne olduğunu anlamaya çalışıyor, iyice ağlıyorsun korkup...

Minik bebek... Hoşgeldin dünyaya. Bu yaşadığın ilk acı, ilk travma, ilk kabus. Emin ol çok daha kötü şeyler var daha yaşayacağın. O huzuru hiçbir zaman bulamayacaksın, anne karnındaki. Hep onun yerini doldurmaya çalışıp, hep o kapsanmayı, hep o kucağı arıyor olacaksin. Kimse sana veremeyecek onu.

Bu itiş kakık hayatın boyunca devam edecek malesef. Korkutucu ameliyathane ışıkları başka korkularla yer değiştirecek zamanla. Etrafındaki korkutucu kalabalık başka yüzler olup çıkacak karşına. İlk nefesi almak için canhıraş ağlaman yaşadığını hissedebilmek için acına ağlamaya dönüşcek zamanla. Sana o kadar hafif vurmayacaklar artık, bazen bir söz bile sarsacak bedenini.

Yine de hoşgeldin bu çirkin dünyaya bebek. Sevilecek şeyler de var elbet, biraz uğraşmak gerekiyor sanki onları bulmak için. Umarım sen kolay bulursun...


*Langston Hughes

Hiç yorum yok: