Mayıs 10, 2009

Ne ayaksın sen ALES?

Bugün ÖSYM'nin bir cilvesiyle daha uğraştım durdum. İlkokuldan beri yaptığımız tek şey sınava girmek olduğu için çok alışık olduğumuz bir durum aslında 3 saat içinde 160 kutucuk işaretlemek. Ama konu bal arılarının gündelik hayatı; yarım beyinli balığı takip eden göya tam beyinli balık sürüsü; direk kuzeybatıya yürümek varken bilmem kaç adım atarak kendi etrafında dolanıp yolu uzatan salak şahsiyet; havuç, pırasa, lahana ve bilumum sebzeyle müzik yapan konser sonrası da oturup çorba yapan Viyana Sebze Orkestrası; eğlence olsun diye 'çorplama' diye abudik bir işlem bulan akıl sağlığını yitirmiş bir öğrenci ve altın bulcam umuduyla aslan sidiğiyle oynayıp fosfor bulan bahtsız simyacı olunca gülmeli miyim yoksa test mi çözmeliyim bilemedim bugün. Sınavdan sonraysa harika (!) bir sınav çıkardığım için değil ikinci ALES'imi, bilmem kaç milyonuncu ÖSYM sınavımı da herhangi bir sınav gözetmenini öldürmeden atlattığım için kendimi kutladım.

1 yorum:

ozkan dedi ki...

Geç oldu okumam özür dilerim.
İyi ki girmemişim bu sınava berbat sonuç alırdım kesin. Ya gülüp yuvarlak işaretkeyememekten ya da dalga geçip yanlış işaretlemekten... Ayrıca sınıf düzenini kesin bozardım, beni de atarlardı dışarı. Sınava girip de başarılı olanları ayrıca tebrik ediyorum.