Temmuz 08, 2009

Kültürünle boğ beni

Amerika'daki ev sahiplerim ziyarete geldi beni! 12 gün kaldılar, yarısı canım İstanbul'da yarısı bitanecik Bodrum'umda geçen harika bir tatil yaptılar kanımca. Onlarla beraber görmediğim yerleri görüp, iyi ki de kalmamışım Amerika'da diye sevindim bolca. Gezelim-görelim turumuz özetle şunları kapsıyordu: Boğaz turu, Yeniköy'de balık keyfi, Sultanahmet çevresi, hayatımda ilk defa gittiğim Kapalıçarşı, Hisar'da pazar kahvaltısı, Rumeli Hisarının tepesine çıkma coşkusu, Bebek, canım okulum, Taksim, Galata Kulesi, Nevizade keyfi, şehirhatları vapuru deneyimi, Kız Kulesi, Bağdat Caddesi, Yeşilyurt-Yeşilköy, Bodrum, halı pazarlıkları, Selçuk Tren Müzesi, Meryem Ana, Efes... İşin özeti: çok yoruldum! Ama sanırım iki turistin görebileceği maksimum yerleri gördüler. Taksici arkadaşların bana yakıştırdığı turist rehberliği görevimi başarıyla tamamladığıma inanıyorum.

Ne kadar çok sevdiğim iki insan da olsa onlar kendi kültürümüzle yoğrulmuş varlıklar olduğumuz için insan olarak bazı farklılıklar göze batmıyor değildi. En çok beni delirten sürekli gelen dinle ilgili sorulardı! Bilirsiniz biz de çok sorulmaz din, nüfus kağıdımızda zoraki bir şeyler yazsa da iki insan tanıştıktan bir süre sonra ya pardon da dinin neydi diye sormaz birbirine. Sana özel olan şeylerden biridir inancın, politika malzemesi yapanları, bayrak gibi sallayanları bunun dışında tutarsak tabii. Ama paranoya toplumu olan Amerikalıların en çok merak ettiği şeydi din. İstanbuldaki Yahudi nüfusundan, Türkiyedeki Müslüman sayısına, merak ettikleri o kadar çok şey vardı ki dinle ilgili! En enteresanı Türkiye'nin nüfusunun istatistiklere göre %90 üstünün Müslüman olduğunu duyduklarındaki şaşkınlıklarıydı. Çünkü 'hiç de öyle gözükmüyormuş'. Yani onlara yansıtılan Müslüman ülke imajı yokmuş burda... 

Her sabah ezanla ilgili espri yapmaları, dini bir şey olduğu için sünnette içki içilmez değil mi şeklindeki soruları, dinle ilgili her şeyi uç noktalarda düşünmeleri, gerçekten bizden çok farklı olduklarını hissettirdi ve bu işlerle hiç alakası olmayan benim bile sinirime dokundu. Şu yukardaki fotoğrafın anlattıklarını idrak etmeleri eminim çok kolay olmayacaktır onlar için...

Sonuç olarak çok sevdiğim iki insan, ama bizi ayıran Atlantik çok şeyler değiştiriyor sanırım düşünce yapılarımızda da. Diyeceğim şudur: ''Eyyy Amerikalılar, öğrenceğiniz çok şey var diğer kültürlerle ilgili ve unutmayın ki dünya sadece sizin ülkenizden ibaret değil!!!''


Hiç yorum yok: