Mart 01, 2011

Bu yazı sana,

Hayırsızlıklarım oldu bazen. Bir geldim bir gelmedim. Bazen çok ihtiyaç duydum sana, saatlerimi seninle geçirdim. Bazense hiç ihtiyacım olmadı, yüzüne aylarca bakmadım, hatta aklıma bile gelmedin. Kendi zevkime göre değiştirdim seni. Kendi istediğim gibi süsledim. Bazen toplumsal kızgınlıklarımı paylaştım, bazen aşk acılarımı, bazen sadece can sıkıntımı, bazen gereksiz zaman geçirme ihtiyacımı. Hepsi kabulundü. Kimselerle tanıştırmadım seni, birkaç kişi dışında. Çünkü izole olması gereken hayatım, senin sayende görünür olmasın istedim. Aman kimse tanımasın beni senin yüzünden dedim, kimselere bahsetmedim, bazen sevgiliden, eşten, dosttan sakladım. Hatta bir ara seni tamamen kapadım. Adını bile değiştirdim bir ara...

Üç yıldır, hayatımdaki en sabit şeylerden biri oldun. Hep ordaydın bunlara rağmen. Her ihtiyaç duyduğumda karşımdaydın. Ve şimdi diyorlar ki, belki yarın seni karşımda bulamayabilirmişim. Diyorlar ki, seni hiç tanımayan insanlar, küçücük bir hareketle sana ulaşmamı engelleyebilirlermiş. İşte o zaman çok kızıyorum, öfke doluyorum, kaygılanıyorum... Naparım tamamen gidersen ki? Hem sana sakladıklarımı kopyalayıp başka bir yere kaydetmedim bile ben...

Sırf tamamen gitmen değil, benden koparılman, bana yasaklanman beni deli eden.

Eğer bu son yazıysa sana yazdığım, iyi ki vardın. Buradan yok olsan bile, başka bir yerde vücut bulacaksın, işte onlar bunu bilmiyor.

#blogumadokunma

Hiç yorum yok: