Mart 12, 2009

Bilim-Teknik dergisinde pek de doğal olmayan seleksyon

Bundan 182 yıl önce bir baba, bugünün babalarının da taşıdığı bir endişeyle tıp fakültesinde tekleye tekleye ilerleyen oğlunu okuldan alıp biraz "yola gelsin" diye da dini eğitim veren bir okula verir. Tıp eğitimindeki kadar kötü değildir genç adam ama din adamı olamayacağı da daha başından bellidir. İlgi alanı aslında doğal tarih, canlı türleri vs.dir. Birkaç yıl sonra ise hayallerini gerçekleştirmesi için en büyük adımı atacak, bir kaptanla tanışacak ve Beagle gemisiyle 5 yıl sürecek bir yolculuğa çıkacaktır. Güney Amerika kıyılarında yapılan bu yolculuk birbirinden farklı doğa şekillerini, hayvanları incelemesine ve 1859'da yayımlayacağı Origins of Species adlı eserinin en önemli katkıyı sağlamasına yol açacaktır.

İşte bu genç adam yani Charles Darwin'in teorisi ilk günden itibaren eleştiri ve hayranlık oklarını kendine yöneltmiştir. Büyük ihtimalle varolan en büyük ve en çok inanılan teoriye taban tabana zıt olmasıydı bu derece eleştirilmesine sebep doğal seleksyonun. Ve yüzyıllar sonra bugün, Doğu'lu mu Batı'lı mı olsun karar verememiş bir ülkede, ülkenin en "saygı" duyulan bilimsel yayınlarından birinin kapak sansürü nedeniyle yeniden gündeme oturmuş durumda.

Evet yukarıdaki şemada gördüğümüz gibi aslında çok karışık bir süreç evrim denilen olay. Anlaması pek kolay değil. Herkesin inanmasını beklemek çok hayali. İnsan hayatını her zaman inançları doğrultusunda yaşar malum. "Benim büyük büyük büyük büyük... babam bir şempanze miydi yani yahu?" diye soranları anlarım, saçmalık diyenleri de anlarım, küfredeni de anlarım...

Neyi anlamam. Sansürü anlamam. Okumak isteyen okur. Bilim başkadır, din başkadır. İkisinin aynı sulardan beslenmesinin biraz imkansız olduğunun çoktandır farkındayız öyle değil mi? Anlaşamıyorlar anlaşamazlar. Ama bir zümrenin inançları doğrultusunda koca bir bilim tarihine sansür koyulabilir mi ki? Ne olur olan Bilim-Teknik dergisinin saygınlığına ve tirajına olur. Bu durum düşünmek isteyen beyinlerin ketlenmesine sebep olur. Bu topraklardan, düşünmeye ihtiyacı olan kocaman bir ülkede düşünmek isteyen beyinlerin kaçmasına sebep olur. Bir dergi kapağıyla başlayan olay üniversitelere karışılmasına kadar gider. Zaten kısıtlı olan araştırma bütçeleri iyice kısılır, üretmeyen, okumayan, düşünmeyen bir toplum olur. Zaten hali-hazırda biraz öyle olan yurdum insanı bildiğiniz bitkisel hayata sarılır.

Yazık olur.

2 yorum:

ozkan dedi ki...

Bu sansür ile ilgili yazı yazmanı bekliyordum, hatta biraz geciktin diyebilirim:) , kendi kendime Cansu buna hemen tepki verir diye düşünmüştüm haberi duyunca. Ayrıca bu haber beni hiç şaşırtmadı, bir devlet kurumundan tamamen beklediğim bir tutum.

Galapagos Adaları'nda Darwin araştırmasını yapıyor, bununla ilgili BBC'nin Galapagos adlı bir belgeseli var, çevrelerine uyum için nesilden nesile adaptasyon geçirmiş ordaki canlıları gördükçe evrim teorisine inanmamak akla sahip biri için mümkün değil. İnanmayan zaten aklınca değil din gösterisi yapmak için bağnazca inanmıyor, evet evrim teorisine inananla karşı çıkan arasında bu kadar sert ayrım yaparım!

yeşil kurba dedi ki...

evet geç kaldım sanırım özkan. Ama bazen bir şeyleri sindirip yazmak daha iyi gibi geliyor bana. Yani zaten sansürcü zihniyete şaşırmadım ben de, beklediğim bir şeyi yaptılar senin de dediğin gibi.

Önlerine koyulan kitabı ezberleyerek büyümüş bu insanlar, bir kitaptan başkasına inanmaları yasak edilmiş. Kimsenin inancına laf etcek halimiz yok ama en azından düşüneni engellemesinler değil mi?