Mayıs 30, 2008

Lost

Her gün bıkmadan usanmadan yorulmadan yazan bütün blogger'lara saygı duyduğum bir süreçteyim.
Yıllarca isteyerek girdiğim, okurken ettiğim sayısız küfürlere rağmen hiç toz kondurmadığım, ileride çok özleyeceğimi bildiğim okulumdan ayrılmanın garip hüznünü yaşadığım süreçteyim.
Annemlerle bu yaz için en azından yapabileceğim son tatil şansı için 5 günlüğüne Bodrum'a gelip kadın olmanın dayanılmaz eşitsizliği sebebiyle regl olup, şansımı lanetlediğim bir süreçteyim.
Dokunsalar ağlayacak, ses yapsalar bağıracak, yolun ortasında çığlıklar atıp bunun gayet normal olduğunu savunacak bir süreçteyim.
Hem gitmenin heyecanını, hem bırakmanın hüznünü, hem de yeniliğe alışmanın korkusunu yaşadığım bir süreçteyim.
Hayatımda ilk defa Ekim ayında gidicek bir okulumun olmadığı, ne yapacağım hakkında hiçbir fikre sahip olmadığım, içimde derinden derine oluşan bir boşluk duygusuyla baş başa kaldığım bir süreçteyim.
Herkese sakin gözüküp içimde fırtınalar kopardığım bir süreçteyim.

İşte yazmamamın, yazamamamın, kendimi kitaplarıma gömmemin, en ufak olayda muslukları açıp gözlerimi doldurmamın, hiç suçu olmadığı halde anneciğime bağırmamın hepsinin sebebi bu. Kendi huzursuzluğum...
Ne olacağını bilmiyorum, bilemem de...
Yazın uzaklaşmak istiyorum ama bir yandan da o kadar korkuyorum ki...
Bu da blog'umu okuyan muhtemelen 3 kişiyle benim aramda bir sır olsun...

2 yorum:

rosencrantz dedi ki...

lost but you're not stranded yet desem
etkisi olur mu?
bence olmalıydı :C

yeşil kurba dedi ki...

oldu oldu :)))