Ocak 17, 2009

Ağır aksak
Siler hayat
Yüzümdeki tenimdeki izlerini
Ve en zor da
Aklı evvel
Yüreğime anlatırım
Canımdan saydığımın
İçimi eze eze
El olup sessiz, gidişini…
Anlamaz ki....

Gerçekten son kez bu seferki kelimelerim, cümlelerim sana. Yılların kimseyi aynı bırakmayacağını zaten biliyorum ben ama 8 yıl önce tanıdığım çocuktan, 4 yıl önce aşık olduğum adamdan o kadar başka geliyorsun ki artık...

Hani demiştim ya hatırası olan silgi tozunu saklayan ben senden olan her şeyi yok etmek istedim ilk defa. O kadar kırdın ki kalbimi, o kadar acıttın ki canımı, o kadar incittin ki beni, sadece senle olan fotoğrafları değil sana gülümseyerek çektirdiğim fotoğrafları bile yırtmak istedim. En zoru değilmiş ayrılmak, en zoru değilmiş alışmak. Gördüm ki en zoru gözünü kırpmasından hissettiğini anladığın insanın bir yabancı olmasını izlemekmiş zamanla.

Öyle bir çizgi çekiyorum ki geçmişe sen artık hep ordasın benim için. Dünümün kocaman bir parçası, bugünümün hiçisin. Bundan sonra ağlayarak ayrıldığım insan değil, düşüncesizin tekisin. Ve buraya yazdığım son, ağlak, melankolik, bunalım post olacak bu - sana harcadığım son kelimeler olacak bunlar, senin için üzülmekle harcadığım son anlar olacak bu dakikalar...

Her insanın bir sınırı vardır ya hani, sen benimkini çoktan zorladın.
Bir büyük can pazarı aşk
Sapasağlam çıkmalı

3 yorum:

mischa dedi ki...

bence uzun bir birliktelik yaşayıp - kalbi kırık taraf sen olsan bile - ayrılmak güsel bişi. Ayrılmak güsel demiyorum. Geçmişinde, hayatında bir yerlere koymuşsundur, koyulmuşsundur filan. Benim gibi başlamadan bitti hissiyle kıvranınca boşluk kaplıyor içini. Ağlak ağlak durabiliyosun bütün gün.

yeşil kurba dedi ki...

Vicky Christina Barcelona'ya gittiysen orada diyordu ki "yaşanmayan aşk romantiktir" ya da o tarz bir cümle...
Her zaman yarım kalan aşklar daha başka hatırlanır, çünkü diğerinde uğraştığın gerçeklerdir, yarım kalanlardaysa hayallerindir...

altikisilik dedi ki...

Yeşil ;
Seni görmek öyle güzel geldi ki bana .. Bilinçsizce daha fazlasını bulabileceğimi umut ediyorum , daha çok paylaşım mesela..
Çocukluğum Ayvalık'ta kurbağa peşinde koşmakla geçti benim.. Genç kız olduğumda öpmeye de başladım onları , prens olur ümidiyle ; lakin olmadılar :) Kimi kez erkek arkadaşımı öpüp , kurbağaya dönüşmesini dilediğim de oldu .(Zira daha az zarar verici olacaktır kurbağa olarak yaşaması bazı insanların ..)
Biz "kimileri" ; daha bir taşıyoruz insan olma bilincini belki .. Daha duyarlı oluyoruz belki de kimbilir ..
Söylediğin gibi : "HAYATI O KADAR HAFİF YAŞAMAYA YETMİYOR BİZİM GÜCÜMÜZ . "