Ocak 11, 2009

Askerlik anıları

Dünden beri vuku bulan askerden abim gelmiş, evde bir bayram havası bugün de tüm hızıyla devam etti. Sadece acemiliğini bitirip geldiği için toplam 28 güncük asker olan abim bol bol anıyı biriktirebilmeyi başarmış, susmamaya yemin etmiş bir şekilde döndü eve. "Bizim hastane anılarımız mı daha renkli senin asker anıların mı" yarışını kendisi kazansa da, yaşadığı en büyük zorluk oturacak yer olmadığı için taşa oturmak durumunda kalması olan abime karşı annemle  yaşadığımız fantastik hastane çileleri zorluk etabında fark attı. 

Askere bir bavulla gönderdiğimiz tosuncuğumuzun iki bavulla dönmesi kafamızı ilk başta bir hayli karıştırdı aslında. Biz onu askere yolladık sonuçta Paris'e alışverişe değil diye düşünürken kendisinin bavulundan çıkardığı takım takım denizci kıyafetleri büyük neşe kaynağımız oldu. Ben Yeşilyurt'ta 6 yıl okumuş bir insan olarak Havacıların kıyafetlerinin muhteşemliğine daha küçücük yaşta tanık olmuş, üniforma sevmesem de havacı ve denizci kıyafetlerine hayran olmuştum. Fakat abim bu kıyafetleri üzerine geçirince bildiğiniz siyah-beyaz bayat bir Amerikan komedi filmindeki sarhoş ya da beceriksiz denizci asker moduna büründü. 

Abim 28 günlük anılarını 35. kez anlatırken gözümde askeriye denilen yeri canlandırmaya çalıştım. Bayat dizilerden ötesini bilemediğimiz yeri, yattıkları koğuşları, 80 kişinin aynı anda yaptığı duşları, silah atışlarını, silahla fotoğraf çektirme korkunçluğunu ne yaparsam yapayım gözümde canlandıramadım. Sonra da düşündüm heralde erkeklerin nasıl bir ruh hali olduğunu bilip kadınların bilemeyeceği sayılı şeylerden biridir askerlik (E malum bir diğeri de  sünnet). Kadınların bilip erkeklerin bilemeyeceği bir şey ne olabilir diye düşündüğümdeyse aklıma regl ve doğum geliyor. Başka fikri olan???

Bu arada hayatında oyuncak silah sahibi olmamış, maksimum su tabancasına sahip olmuş (o da üniversite arkadaşlarının hediyesiydi) bir insan olan abimin ilk ve son olarak yaptığı silah taliminde korkunç bir sonuç çıkarması pek de şaşılası bir durum değilmiş tabi ki. Neyse ki kimseyi vurmadan halletmiş o işi. Ama ustalığını yapacağı izmirde tersanede itfaiyeci benzeri bir görevi olması ateşten korkan abim için enteresan bir deneyim olacak diye düşünüyorum. Evet "vatan" abime emanetse hepimize kolay gelsin!

Askere gitme zorunluluğu abim gibi fazla geniş askerlik yapanlar için bile bir travmadır diye düşünüyorum. Dile getirilmeyen, vatan sağ olsun denilen, ayakların geri geri gitse bile gidilen, kaldırabilir misin o ortamı kaldıramaz mısın diye sormadan mutlaka yapman gereken bir görev. Hoşlanmıyorum hem de hiç...

Hiç yorum yok: